top of page

ÖLÜM BİR GERÇEK, AHİRET BİR HAKİKAT

Mustafa Telli
23 Ağu
1 dakikada okunur

Doğduk anamızdan, işrâk-ı güneş gibi,

Soluduk havasını, bâd-ı sabâ gibi,

İçtik suyundan, ol bâde-i sebîl gibi.

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Tabiat bembeyaz kaldırıyor peçesini,

Büyüyor çiçekler, gösteriyor cemâlini,

Neşv ü nemasıyla gör baharın neşesini.

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Her kışın vardır bir baharı,

Her müstağribin vardır bir serabı.

Bizimki serap değil, hakikatin şahı.

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Her gönlün vardır bir imtihanı,

Her lâhza yükseltir makamını,

Azim çatlatır sabır taşını.

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Bana soruyorlar: “İnanıyor musun?”

Başka çare mi var? Sen ne soruyorsun?

Bu soruyla acep ne kastediyorsun?

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Eğer gerçekten öğrenmekse, âmennâ.

Kızmam, başımı eğerim; saygıyla sena.

Bak, hayat geçiyor; olmasın heba.

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Ölüyor insanlar, bir gün sırası gelecek.

Hayat bu; Hay’dan gelip yine Hû’ya gidecek.

Yâ Rab! Çürümüş kemikleri kim diriltecek!

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Beni bu dünyada Yaratan düşünsün,

Dünyada dirilten, ahirette de diriltsin.

Ben teslim oldum, bu böyle bilinsin.

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Yâ Rab! Su boğdu, ateş yaktı, gün battı,

Dünya soldu, geldi artık sonbaharı,

Sa’yimizin cezası ahiret hayatı,

Ölüm bir gerçek, ahiret bir hakikat.

 

Mustafa TELLİ

 
 
 

Yorumlar


Siteme hoş geldiniz. Köşe yazılarıma ve öğretmen evraklarına buradan ulaşabilirsiniz. Başarılar diliyorum.

bottom of page